HAYTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HAYTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

Milliyet’in ulaştığı kanun tasarısı taslağına göre sahipli veya sahipsiz hayvanlara işkence yapan, öldürenler 4.5 yıl, nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanları öldürenler 7 yıla kadar hapse mahkum edilecek...

YENİ HAYVANLARI KORUMA KANUN TASARISI'NDA "SOKAK HAYVANLARINA İŞKENCEYE 4.5 YIL HAPİS"

Milliyet’in ulaştığı kanun tasarısı taslağına göre sahipli veya sahipsiz hayvanlara işkence yapan, öldürenler 4.5 yıl, nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanları öldürenler 7 yıla kadar hapse mahkum edilecek...
Adalet Bakanlığı’nca, son dönemde hayvanlara yapılan işkenceyi önlemek amacıyla hazırlanan kanun tasarısı taslağının torba taslağa dönüştürüldüğü, taslakta TCK, CMK, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’ndaki çok sayıda maddede de değişiklik yapıldığı ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü’nce Türkiye genelindeki adalet komisyonu başkanlıklarına görüşe gönderilen 27 maddelik 48 sayfalık taslağa Milliyet ulaştı. 4 Ocak tarihli yazıda, kanun tasarısı taslağıyla ilgili 30 gün içinde görüş bildirilmesi istendi.
ALT SINIR 4 AY HAPİS
Taslağa göre Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikler şöyle: Sahipli veya sahipsiz hayvana acımasız ve zalimce muamelede bulunan veya eziyet eden ya da haklı bir neden olmaksızın öldüren 4 aydan 3 yıla kadar hapis. Birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezası yarı oranında artırılarak 6 aydan 4.5 yıla çıkacak. Nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldüren 3 yıldan 7 yıla kadar hapis. Birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezası yarı oranında artırılarak 4.5 yıldan 10.5 yıla kadar hapis olacak. Hayvanları birbirlerine zarar verecek şekilde dövüştürenler 2 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.
BAKANLIK BAŞVURUSU
Sahipli hayvana karşı işlenen suçlar sahibinin şikâyetine, sahipsiz hayvanlara işlenen suçlar ise Orman ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlandı. Bakanlık bu görevi bölge müdürlükleri ile il ve ilçelerdeki taşra teşkilatları     aracılığıyla yerine getirecek.
İNANÇ VE DÜŞÜNCE HÜRRİYETİ ENGELİ SUÇUNDA CEZA ARTTI
TCK 115: İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleyene verilen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasının sınırları 2 yıldan 5 yıla şeklinde artacak.
TCK 123: Kişilerin huzur ve sükununu bozanlara verilen 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası da 6 aydan 3 yıla şeklinde yükselecek.
TCK 142: Nitelikli hırsızlık suçunun cezası 3 yıldan 7 yıla kadarken, 4 yıldan 8 yıla kadar olacak. Suçun nitelikli halinde ceza en az 6 yıl olacak.
AKIL HASTASINA RAPORLU TAHLİYE VERİLMEYECEK
TCK 57: Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin düzenlendiği maddede yapılacak değişiklikle, ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasını gerektiren bir suç işleyen akıl hastası en az üç yıl, 10 yıl ve daha uzun süreli hapis cezası gerektiren bir suç işleyen akıl hastası ise bir yıldan az olmamak üzere yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavi görmek zorunda olacak. Mevcut düzenlemede, akıl hastalarının tedavi süreleri belirsiz. Ayrıca sağlık kurumunun raporu veya mahkeme kararıyla akıl hastası serbest kalabiliyor.
TCK 52: Günlük adli para cezası miktarının alt sınırı 20 liradan 50 liraya yükseltildi.
TCK 75: Ön ödemeli suçlarda da hapis cezasının günlük maddi karşılığı en az 50 liraya yükseltildi.
TCK 86: Basit tıbbi müdahale gerektiren kasten yaralama suçlarında cezanın alt sınırı 4 aydan 6 aya çıktı.
TCK 87: Ağır yaralama suçlarında cezanın alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkacak. Kemik kırılması varsa alt sınır 5 yıl yerine 6 yıl olacak. Hamile kadının çocuğunun düşmesine yol açanlar en az 5 yıl yerine 6 yıl ceza alacak. Kasten yaralayarak ölüme yol açanların cezası 8 yıldan 12 yıla kadar hapis. Bu ceza 10 yıldan 14 yıla kadar hapis olarak değişecek. Suçun nitelikli halinde de 12 yıldan 16 yıla kadar olan hapis cezası 14 yıldan 18 yıla kadar hapis şeklinde yükseltilecek.
SES VEYA GAZ FİŞEĞİ ATMAK
TCK 170: 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası gerektiren genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis şeklinde yükseltildi. Ses ve gaz fişeği atanlar da aynı suçtan cezalandırılacak. Suçun, kamu hizmetine tahsisli bina veya eklentilerinde ya da kişilerin toplu bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılarak, 6 yıldan 15 yıla çıkacak.
TCK 179: Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçları tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edenler 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Mevcut halde bu ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis gerektiriyor.
Dolandırıcılığa ağır hapis
TCK 148: 6 yıldan 10 yıla kadar hapis gerektiren yağma suçunun cezası 7 yıldan 12 yıla kadar hapis olacak.
TCK 149: 10 yıldan 15 yıla kadar olan nitelikli yağma suçunun cezası da 12 yıldan 16 yıla kadar hapis şeklinde belirlendi.
TCK 157: Dolandırıcılık suçunun cezasının alt sınırı 1 yıldan 2 yıla çıkarıldı.
TCK 158: Dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerinden suçlananlara verilen cezanın alt sınırı da 3 yıldan 4 yıla çıkarıldı.
Silahlı çetelerin cezası artırılacak
TCK 220: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçunun cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapis gerektiriyor.
Ceza
5 yıldan 10 yıla kadar şeklinde değişecek. Bu örgüte üye olanların cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis gerektirirken, bu ceza da 2 yıldan 5 yıla kadar şeklinde yükselecek. Örgütün silahlı olması halinde verilecek cezalar artık yarı oranında artırılacak. Taslak yasalaşırsa silahlı örgüt kuran ve yönetenler 7,5 yıldan 15 yıla, bu örgüte üye olanlar 3 yıldan 7,5 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 105/A maddesine eklenecek madde ile TCK 220. maddesindeki suçlardan mahkum olanlar denetimli serbestlikle tahliye olamayacak.
KAMU DÜZENİNİ BOZANA TUTUKLAMA
CMK 100: Tutuklama nedenlerinin arasına, “aynı veya daha ağır bir suçu yeniden işleme” ve “Suçun işlendiği hal ve koşullar veya meydana gelen zararın ağırlığı dolayısıyla fiilin kamu düzenini önemli ölçüde bozması” bentleri eklenecek. Madde gerekçesinde, Kıt’a Avrupası hukuk sistemi içinde yer alan AlmanyaFransaBelçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda gibi ülkelerde yeniden suç işleme tehlikesinin bir tutuklama nedeni olarak kabul edildiği, keza işlenen suç nedeniyle kamu düzeninin bozulması durumunda da Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin hukuk sistemlerinde şüphelinin tutuklanabilmesinin mümkün olduğu belirtiliyor.
***

AJANİMO: "Hayvana Tecavüze Yine Hapis Yok: Tüm Gerçekleriyle Yasa Tasarısı"


Hayvana Tecavüze Yine Hapis Yok: Tüm Gerçekleriyle Yasa Tasarısı

DAHA ÖNCE “KATLIAM YASASINA” GÜZELLEME YAPAN ANA AKIM MEDYA YINE TASARI IÇINDEN YARALI MADDELERI CIMBIZLAYARAK KAMUOYUNA SUNDU. PEKI YASA TASARISINDAKI MADDELER YETERLI MI? HAYVANA YÖNELIK ŞIDDET GERÇEKTEN HAPIS CEZASIYLA MI SONLANACAK?

HAYVANA ŞIDDET OLAYLARI ÜLKEMIZDE DUR DURAK BILMIYOR. CEZALARIN CAYDIRICI OLMAMASI DA BU OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇILMESINI ENGELLIYOR. HAYVAN AKTVISTLERI UZUN YILLARDIR HAYVANA YÖNELIK SUÇLARA CAYDIRICI CEZALAR GELMESINI BU SUÇLARIN KABAHAT KANUNUNDAN CEZA KANUNUNA GEÇMESINI TALEP EDIYORLARDI. ANCAK BEKLENEN YASA BIR TÜRLÜ ÇIKMADI. HAYVANA YÖNELIK SUÇLAR HER SEFERINDE EN IYI IHTIMALLE PARA CEZASI ILE SONUÇLANDI. GEÇTIĞIMIZ GÜN BASINDA HÜKÜMETIN YENI BIR YASA TASARISI HAZIRLADIĞI VE BU TASARIYLA HAYVANA ŞIDDETE HAPIS CEZASI GELECEĞI IDDIA EDILDI. ANCAK YASAYI INCELEYEN HAYVAN AKTIVISTLERI VE HUKUKÇULAR YASANIN YETERSIZ OLDUĞU VE BASINA YANSITILDIĞI KADAR UMUT VERICI MADDELER IÇERMEDIĞI KONUSUNDA HEM FIKIR.

Yasa tasarısının ayrıntılarını İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu ve Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Veteriner Teknikeri Burak Özgüner ajanimo.com’a yorumladı.

Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu:

Sahipli Hayvan da TCK’dan Çıkarıldı
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; arzumuz TCK’da madde değişikliğine gidilmesi iken yine değişikliğin sadece 5199 sayılı kanunla sınırlı kalması, TCK’ya madde eklemek yerine bütün yasal düzenlemelerin hayvanları koruma kanununda yapılmış olması çok üzücü olmustur. Bu kadar önemli bir cezai düzenlemenin özel kanun yerine genel kanunda yapılmış olmasını tercih ederdik. Evet bu tasarıda sahipli – sahipsiz hayvan ayrımı kaldırılmıştır. Ancak; amacımız sahipsiz hayvanların da TCK kapsamına alınması iken, bir de üstüne sahipli hayvanların da tck dan çıkarılarak sahipli sahipsiz bütün hayvanların 5199 kapsamına alınmış olması buyuk bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
Tasarı iceriginden bahsetmek gerekirse; burada çarpıcı olan cok önemli bir iki husus vardır:
1. Zaten sahipli hayvana karşı yapılan eziyete 4 aydan 3 yıla hapis cezası veriliyordu. Bu kapsama sahipsiz hayvanların da alınmış olması sevindiricidir ancak cezanın alt sınırınin 2 yıl olmaması cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yol açacaktır. O nedenle getirilen ceza caydırıcı değildir. Alt sınırların en az 2 yıl olarak düzenlenmesi gerekirdi.
 2. Diğer belki de en önemli husus; şikayet hususudur. Sahipli hayvana karşı yapılan eziyette hayvan sahibinin sikayeti aranmakta, Sahipsiz hayvana karşı yapılan eziyette ise Orman ve Su İşleri Bakanlığının şikayeti aranmaktadır. Böylelikle, kişi kendi hayvanına zarar verebilecek ve ceza sistemi o kişi hakkında çalışmayacaktır. Bunun yanı sıra, vatandaşların derneklerin biz istanbul barosu hayvan hakları merkezinin şikayet hakkı ortadan kaldırılmaktadır. Bu hak sadece bakanlığa tanınmaktadır. Böylelikle bizlerin yaptığı onlarca BİMER ve CİMER şikayetlerinin önü kesilmiş olacaktır. Kaldı ki bugüne kadar kadro anlamında oldukça yetersiz kalan Orman ve Su İşleri Bakanlığının, özellikle İstanbul’da 39 ilçeye bakmakla görevli sadece 2 veteriner Hekimi varken ve ihlallere fiilen yetişemiyorken, bu tasarı ile böyle bir yükün altından nasıl kalkabileceği büyük bir soru işaretidir.
3. Çok önemli başka bir husus, Belediyeler maalesef hayvan haklarını en çok ihlal eden müesseselerin basında gelmektedir. Tasarıda belediyelerin ihlallerine karşı özel ve ayrı bir yaptırım getirilmediği gibi, Belediyelerin de, hükümetin partisinden olması halinde nasıl bir prosedür işleyeceği muammaya dönüşmüştür.
4. Diğer eleştireceğim önemli husus da, ülkemize hayvan hak ihlallerinin basında hayvana tecavüz gelmektedir. Oysa hayvana tecavuz eylemi, yeni tasarıda cezai müeyyide olarak hapis cezası ile cezalandırılmamış, sadece 300-tl olan idari para cezası 2.000-tl olarak yükseltilmiştir. Sapıklık sapkınlık olarak ortaya çıkan hayvan tecavüzüne getirilen bu para cezası, paralellik arz eden çocuk tecavüzlerinin de önüne geçilmesine hizmet etmeyecektir.
5. Son olarak; hayvan dövüştürülmesine de 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası getirilmiş olması sevindiricidir, ancak hayvanların birbirlerine zarar vermiş olması şartı aranmaktadır. Hayvan dövüşü de hayvan hakkı ihlali oluşturmaktadır ve zarar görmeleri şartının aranmamış olması, hayvan hakkı açısından daha doğru bir düzenleme olurdu. Kaldı ki, hayvan dövüşü – tehlikeli ırk saçmalığı çok önemli sorunlardır ve tasarıda çözülmüş olması gerekirken üstünden öylesine geçilmiştir. Kısaca bu tasarı bizleri mutlu ve tatmin etmemiştir. Adeta son zamanlarda oldukça yükselen sesin ve tepkinin havasının alınması için yapılmıştır. Düzenleme mutlaka tck kanununa madde montesi ile eklenmelidir ve sahipli veya sahipsiz hayvanlara işkence yapan, zehirleyen, döven, dövüştüren, sağlığının veya alıgılama yeteneğinin bozulmasına sebep olan, yaralayan, aç veya susuz bırakan, gücünü açıkça aştığı görülen fiillere zorlayan, yetkisi dışında cerrahi müdahalelerde bulunan veya cinsel duyguları tatmine yönelik her türlü hareketlerde bulunan, cinsel ilişkide bulunan, her ne suretle olursa olsun fiziksel veya psikolojik acı çektiren, zarar veren kişinin, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır şeklinde olmalıdır.
Bu suçu işleyenlerin ise a) Gebe hayvana karşı, b) Kişinin kendi sahibi olduğu hayvana karşı, c) Silahla, d) Birden fazla kişi tarafından birlikte, e) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, f) Kimyasal, uyuşturucu veya uyarıcı madde kkullanmak sureti ile, g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi veya hhizmet ilişkisi sırasında veya nedeniyle, İşlenmesi halinde, yarı oranında arttırılması şeklinde düzenlenmelidir. Yoksa, bu hali ile, bu tasarı, asla ihtiyaçları karşılayacak, hayvanları ve haklarını sonuna kadar koruyacak ve topluma huzur ve adalet getirecek bir yasal düzenleme mahiyetinde olamayacaktır.

Burak Özgüner:

Hayvana Tecavüze 3000 TL İdari Para Cezası Keserek Tecavüzcüler Engellenemez
Tasarı, basında “hayvana işkenceye hapis cezası geliyor” şeklinde yer buldu. Geçmişteki lobicilik deneyimlerimden ve yaptığım görüşmelerden, hapis cezası konusunda, etkin bir düzenleme, caydırıcılık tabii ki beklemiyordum ancak tasarıyı okuduğumda oldukça öfkelendiğimi çok net söyleyebilirim. Tasarı, bu haliyle hayvanları ve onların haklarını korumaktan oldukça uzak. Hayvana tecavüze 3000 TL idari para cezası keserek tecavüzcüler engellenemez. Bu tasarıyı hazırlayanlar kimler ise vicdanlarını ne zaman kaybettiklerini gerçekten merak ediyorum. Sokaktaki hayvanı öldüren şahsa, belediyeye 4000 TL idari para cezası keserek Türkiye genelinde her gün yaşanan, tekrarlanan katliamlar engellenemez. Tasarı, neyin suç olup olmadığı konusunda korkunç, endişe verici bir keyfiyet sağlayacak.
Sivil Toplum Kuruluşlarının Suç Duyurusunda Bulunması Engellenecek
Tasarıda “suç” olarak tanımlanan fiiller, hayvana işkence, “haklı bir neden olmaksızın” öldürme, birbirine zarar verecek şekilde dövüştürme ve nesli yok olma tehlikesi bulunan hayvanı öldürmekten ibaret. Bu suçların savcılıklarca soruşturulabilmesi için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yazılı başvuru şartı aranacak. Bu şart, vatandaşların, biz sivil toplum kuruluşlarının, aktivistlerin, bu suçlar için soruşturma talebi ile savcılığa başvurmamızın önünde büyük bir engel. Bulunduğumuz suç duyurusu ya da ihbar, savcılık tarafından “Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yazılı başvurusu” olmadığı gerekçesi ile direkt yok sayılabilir. Tasarı ile yapılmak istenen bu düzenleme, bakanlığın sadece soruşturulmasını istediği, soruşturulmasında sakınca görmediği hak ihlallerini gerçekleştiren faillerin yargılanmasının önünü açacaktır. Hayvanları her gün kasıt ve ihmal ile öldüren, zehirleyen, ölüm kamplarında açlığa, susuzluğa, hastalığa mahkum eden belediyeler ve onların yetkilileri tabii ki bakanlığın yazılı başvurusunun bir öznesi olmayacaktır, bu şekilde hayvanlara karşı suç işleyen kamu görevlilerine ikinci bir devlet koruması sağlanmış olacaktır. Zaten belediyelerde kamu görevlilerinin soruşturulması bile izne tabii iken bu düzenleme ile hayvanlara karşı suç işleyen kamu görevlilerine yönelik cezasızlık daha da artacaktır. Ben, belediyecilere, kamu görevlilerine ceza öngörmeyen bir tasarıyı asla kabul etmiyorum. Hukuk, imtiyazlı bir şekilde uygulanamaz.
Bu Tasarı Vitrin Çalışmasıdır
Tasarının hukuk nosyonu ve hukukçu gözü ile yazılmadığı, hukukçu eli ile hazırlanmadığı çok belli çünkü ben hayatımda böyle bir kanun çalışması ne okudum ne gördüm. Tasarıda, hayvanlara yönelik birçok haksız fiil için yine idari para cezası, çok nadir durumlarda da adli para cezası öngörülmüş. Bu hali ile tasarının amacı, devletin kasasını idari ve adli para cezaları ile doldurmak. Tasarıyı kamuoyuna “hapis cezası geliyor” şeklinde duyurmak, hayvan haklarını önemsemeyi, gözetmeyi filan geçtim artık, biz aktivistlerin, kuruluşların ve toplumun aklı ve vicdanı ile dalga geçmektir!
Bu tasarı, tam bir vitrin çalışmasıdır. Bu vitrin çalışması da toplumsal infiali önlemeye yöneliktir. Bu tasarıda kötü niyet yoksa barolarla, STK’ler ile müzakere ortamı sağlanarak hayvanların haklarını gerçekten koruyacak, suçları engelleyecek bir adım atılır. Bu adım atılmaz ve tasarı bu haliyle yasalaşırsa bunu “şeytani” bir girişim olarak tanımlamaktan da imtina etmem. Bu aşamada, basına büyük görev düşüyor. Bilgi kirliliğine yol açmadan, bu tasarının hayvanları ve onların haklarını koruyamayacağını, yeniden ele alınması gerektiğini sürekli vurgulamaları gerekiyor. Yoksa şimdi olduğu gibi, toplum, hayvanlara yönelik işkenceyi, şiddeti önleyebilecek bir tasarı hazırlandığını düşünebilir. Bu da uzun yıllar boyunca hayvanların sistematik bir şekilde öldürülmesinin, onlara işkence edilmesinin devamlılığına hizmet eder.
Tasarı STK’larla Hazırlanmalı
Tasarı bu hali ile sadece, toplumsal infial yaratan suçların caydırıcılıktan uzak bir şekilde cezalandırılması amacını güdüyor. Sadece bakanlık başvurusu ile başlatılabilecek soruşturmalar davaya döner ise mahkemeler, çoğu davada ya adli para cezası ya da ertelemeli hapis cezasına hükmedecektir. Adli para cezalarının taksitlendirilerek ödetildiği, idari para cezalarının ise ödenmediğinde ceza uygulanan kişiye hiçbir olumsuz etkisinin olmaması düşünüldüğünde yine vurgulamak istiyorum: Ortada, devlet kasasını, cezalar ile doldurma niyeti vardır. Ama buna yargılama, vekalet, tebligat vs. gibi giderler eklendiğinde bu niyet de boşa çıkacaktır. Hayvanları düşünmeyip kasa doldurma niyetinde olanlar, devletin, kamunun zarara uğratılmasına neden olacaktır. Bu yanlıştan dönülmeli, tasarı hayvan hakları STK’leri ile müzakere edilerek, hayvanların lehine, onların haklarını gözetecek şekilde düzenlenmelidir.

23 Mart 2015 Pazartesi

ICAM Türkiye'den Defol!., ICAM GET THE HELL OUT OF

ICAM Kimdir?, Nedir ve ne iş yapar?...  
ICAM, cesitli hayvan refahi ziyaretinde kontrolu derneklerinin olusturdugu, sokak hayvani nufus kontrolu altinda adi sokak hayvanları icin Soykırım yonunde calismalar yapan Ingiltere Merkezli Bir gruptur.
ICAM Neden Istanbulda? 
Ilk "Köpek Nüfusu Yonetimi Konferansı", Geçtiğimiz yil Ingiltere'de duzenlenirken ikincisinin Istanbul'da yapilacak olmasi tesaduf degildir.Kisirkaya Pendik'te dev olum Kampları eden devlet insa Ettik Ettik Yerel Yönetimler 5199 Yasa tasarisi Ile sokak hayvanlarini tecrit imha Ettik etmeyi planlarken bu konferans, yapilacak Olan toplu kiyima Bir meşruiyet Sağlama cabasidir. 
ICAM Sponsorlari! 
Konferansın ana MDC İhracat Ltd kanca, tuzak, eldiven, kafes Gibi hayvan yakalama EKİPMANLARI Üreten uluslararasi Bir ​​sirkettir. sponsorlarindan 
ICAM, Turcu Ayrimci Bir ​​Topluluktur! ziyaretinde
Daha "Değerli" Olarak niteledikleri, cins köpeklere sahiplenme ziyaretinde yasam hakki yonunde farkli muamele yapilmasini savunmaktadir.
! ICAM'a Gore Sokak Hayvanları Acliktan Olmeye Mahkum edilmeli 
Sokak hayvanlarinin beslenme noktalarina erisememeleri icin polis konteynerlerinin kilitlenmesi, geri donusum iscilerine engel olunmasi gonullu ziyaretinde Olarak Hayvanları İnsanların besleyen caydirilmasi, polis Merkezlerinin citle çevrilmesi: Bu anlamda Hukumetlere STK'lara onerileri Ettik.
ICAM, katliamı Teşvik Etmektedir!  

Turkiye'deki Yasal saglikli Hayvanların duzenlemelerin oldurulmesine Topçu Alay Komutanı vermiyor oluşu Bir eksiklik Olarak degerlendirilmekte ziyaretinde YASA kapsaminin saglikli sokak hayvanlarininda oldurulebilecegi sekilde genisletilmesi onerilmektedir.
ICAM, Hayvan Dusmanligini Halka Yaymaya Calismaktadir! 
Düzenlenen "egitim" programlarinda, Çocuklara pazarlanan kedi kopek turlerini ziyaretinde saten Almaya Teşvik ETMEKTE, sokak hayvanları imkb kacinilmasi Gereken hastalik Yayan ziyaretinde bir tehlike Olarak tanimlanmaktadir.
ICAM'dan Türkiye'deki STK'lara Davet yapılmamıştır !!  
285 TL KATILIM ücreti Yoluyla gonullu katilimin yolu da kesilmistir.
ICAM koalisyon İstanbul'da 5. 2015 Mart 3rd yapılacaktır Köpek Nüfus Yönetimi İkinci Uluslararası Konferansına, duyurmaktan mutluluk duyar.
icam-coalition.or
ICAM konferansında İBB de Yerini Almış, sunum yapmışlar. Hayvanların kökünü nasıl kurutacaklarının, toplama kamplarının sunumunu mu yaptılar? ONUN şey Daha da netleşiyor şimdi. Hâlâ İBB'yi savunanlar, saflarını belli ediyor artık.
ICAM konferansina Katılan Sara Tuetta isimli Romanyalı hayvan refahcisi bu bilgiyi Sonra twitter hesabindan bizleri engelledi verdikten.
''25 Haziran 2010 04:46 Tarihinde Nesrin ÇITIRIK <nesrincitirik11@gmail.com> Yazdi http://www.haytap.org/ ... / Orman Bakimevi arazilerine Izni mecliste Yasalasti
 24 Haziran 2010 Tarihinde TBMM 'de yapilan gorusmeler sonucunda asagidaki madde genel kuruldan gecti. Bundan boyle ozellikle buyuksehirlerde sıkıntılı Olan bakimevi sorunu Ormanlık alanlarda Kendisine Yer bulacak. Ozellikle Istanbul'da, Hasdal, Ataşehir, Kartal Gibi yerlerdeki Ormanlık alanlarda bakimevi acilabilme yolu aclimis oldu.
Yasanin meclis genel kurulundan gecmesinde emegi gecen mecliste uzun suredir yogun Faaliyet gosteren HAYTAP gonullusu, temsilcilerimize, arkadaslarimiza, Cevre Orman Bakanligina A.Ş., bakanimiz sayin Veysel Eroglu'na milletvekillerimiz Necati Ozensoy'a, Emin Nedim Ozturk'e, tum canlarimiz adina Binlerce tesekkur sunuyoruz sayin
YASA Metni:
31/8/1956 Tarihli 6831 Sayılı Orman kanununun A.Ş .;
b.) 17 nci maddesinin Üçüncü fikrasinin ilk cumlesi asagidaki sekilde degistirilmistir 
'' Savunma, ulasim, Enerji, haberlesme, su, atik su, benzin, dogalgaz, altyapi, KATI ATIK bertaraf duzenli Depolama tesislerinin A.Ş .; baraj, Golet, sokak hayvanları Barınağı mezarliklarin Ettik; Devlete ait saglik, egitim turlu yer'de Orman Bakanliginca Topçu Alay Komutanı VERİLEBİLİR ziyaretinde Tuzel kisilere bedeli mukabilinde Cevre ziyaretinde gercek, zaruret olmasi Halinde ziyaretinde Devlet Ormanları uzerinde bulunmasi VEYA yapılmasında ABGS yarari binanin ziyaretinde onu İlgili Bunlarla Ettik tesislerinin spor Ettik . "
GEREKCEDEN:
Sehir merkezlerine yakin hayvan bakimevleri halk sagligini tehdit edeceginden soz konusu bakimevlerinin sehir merkezinden uzak orman arazilerinde kurulması, ayrica, nufus Artışı, Ile Birlikte İnsanların sehir merkezlerinden uzak Yerlerde hayatlarini idame ettirme istegi Nedeni Ile tapulu ziyaretinde hazine arazilerine bakimevi YAPILMASI gürültü, cevre kirliligi GİBİ sikayetlerin artirmasina neden olmaktadir. Bu duzenleme Ile hayvanlara Daha tabii ziyaretinde genis Ortamda yasama İMKANI saglandigi Gibi Toplum sagligi korunmaktadir.
BASIN RELEASE- 5 Mart 2015 (Paylaşmak LÜTFEN)
hakları aktivistleri TÜRKİYE DE ICAM TOPLANTISI HEDEF hayvan
el davul köpek m ettik Kedi ettik, Hayvan hakları aktivistleri ..., yüzlerinde sorar Uluslararası Bir konferans Dışında Güçlü Iki Günlük protesto düzenledi İstanbul, Türkiye köpek Nüfusu Yönetimi .
Türkiye'de 11 Farklı hayvan hakları gruplarının dayanışma Hakkında itiraz ile, hayvan hakları aktivistleri Bir ​​topluluk Grand Cevahir Otel'de Köpek Nüfus Yönetimi Uluslararası Companion Hayvan Yönetimi Koalisyon (ICAM) İkinci Uluslararası Konferansı Dışında Yürüdü İki gün Boyunca Şişli, 03-05 Mart Tarihinde İstanbul . 'un en işlek SEMTLERİNDEN Birinde
50'den Fazla gösterici kafeslerde Smash hayvanlar okuma pankartlar sallayarak ederken, "Gezegenimizin defolup Dünya'nın Click Özgürlük" Hayvan Testi attılar sloganlari "ziyaretinde," "Tüm Ağaçlar" ICAM -en butcher- "Tarih: o Sen Grand Cevahir planlanan olacak Worth Çunku Boyunca Hayvan katliamı "3 silah" ziyaretinde ".
"ICAM = Hayvan Soykırımı" Yazılı Büyük Bir pankart açılışını. Konferans Rallinin ilk gününde otelin pencerelerinden İçinden, Dışında polis gücü YÜKSEK güvenlik önlemleri olmasina ragmen, Büyük Cevahir A.Ş. otelin Eylemciler Geri piyasaya sürülecek saat Bir eylemci, Çetin Şengül, AYRICA Otel duvarlarında sprey boya hayvan kurtuluş sloganlari tıklayın Gözaltına Alındı ​​kabahat kanun Kapsamında para cezası Sonra Bir. konferans organizatörleri mikrofon El'in istedim gazeteciler, ya Kürüm icinde alınmamıştır. 
Kendi havzası açıklamasında belirtildiği Gibi Birinci oğlu Dereceli sorunlu politikası uygun "tr Konferansın son gününde, protestocular, boykot, ICAM A.Ş. belediyeler Tarafindan Daha hayvan cinayetleri etkinleştirmek "Click Konferansın girişimleri Yanı Sıra," Kimyasallar Tarafindan Hayvanların öldürülmesi Hayvanların Yaşama Hakkı "ziyaretinde Verdiği Desteği 'görmezden dayanmaktadır' hayvan refahı ', ötenazi'," Türkiye'nin son Siyasi gündeminde yeni Hayvanları Koruma Tasarısı ". 
Konferans süresince, AYRICA hashtag ana Sosyal medyada hayvan hakları gruplarınızın Click Büyük Bir Çevrimiçi destek oldu  # dogpop2015  ettik  # ​​NoToICAM
onlarin public mektupta, ICAM Click Komite, imza - Toprak Derneği, Dört Bacaklı Şehir Girişimi, Adalet Click Animal Liberation Click Yunuslar Platformu, Hayvanlar Platformu, Yeşil Öfke Girişimi, Özgürlük Bağımsız Aktivistler Özgürlük, ATLI arabalar Grubu- Kullanımı sonu koalisyon ele "Binlerce hayvanın Yerine insan Sağlığı üzerindeki Gerçek koruyucu önlemleri alarak devlet Kurumları Yerel Yönetimler sahipler 'halk sağlığının korunmasi' bahanesiyle öldürülmek Click Bir destekleyici zemin OLARAK iddiaları Teşvik kenar vardır de hareket ", yazma. 
Bir: protesto hayvan hakları gruplarınızın Click sözcüleri, Kerem Savey, koalisyon Temas VEYA sokak hayvanları Ile Ilgili Türkiye'deki local konular ziyaretinde doğrulanabilir gerçeklere Görüş göster Önceden HERHANGİ bir Türk hayvan hakları Dernekleri İstişare olmadığını söyledi 
"Konferansın Gündemi Değil yaşamak Click Hayvanların tartışmasız haklarının sağlanması ya da local ziyaretinde Küresel Bazda hayvan istismarı önlemede. Konferansın Gündemi sokaklarında Kapalı sokak Hayvanların sistematik eradikasyonu Bir 'Kentsel sorun' ziyaretinde salgın Hastalıklar VEYA Zoonotik Hastalıkların Kaynağı Olarak cızırtı tanımlayarak Yoluyla Kamuoyu manipülasyonu oldugunu. A.Ş. koalisyon 'ötenazi' kamuflajı Ile Geniş Kabil Temin Etmeye Çalışır. Ancak, ötenazi Kendi iradesi Ile Bir kisi 'hayatına oğlu anlamına gelir. Bu hayvanlar uzerinde tatbik edilemez. Uygulandığında, saf cinayettir. Ötenazi Bir ​​'insani' bir ve Uygulama Olmaktan ziyaretinde hayvan refahı Click bu Konuda ICAM iddiası temelde tutarsız ikiyüzlü A.Ş. oldugunu. ICAM meşrulaştırıcı kamuoyunda Yerel Yönetimler Tarafindan hayvan cinayetlerini GEREKTIREN ÇALISMA misyonunu aliyor. A.Ş. konferans Click Pahalı giriş ücreti, Diğer taraftan, ICAM hayvan itlaf local Uygulamaları tohumlarını ziyaretinde Sehirler Olmayan animalization Kendi vizyonunu ekmek onlarin Amacı doğrultusunda onu türlü eleştiriyi Önlemek Click çalışıyor kanıtlıyor. "
dedi Click sözcüsü Dünya Derneği, Neşe Akbaş, Özgürlük da Kabil Değil abd'de göster Bazı Avrupa ülkelerinde göster Bazı devletlerin aksine, Türkiye'de hayvan barınaklarında sahipsiz hayvanlar öldürülmüş olamaz ettik ". ICAM Modern Olarak bu vurgulayarak bu Değiştirmek Click Çalışır Hayvan nüfus KONTROLÜ Click Çözüm. Ama bu Farklı ardindan toplu cinayet. Biz yanlış ziyaretinde tutarsız iddialarla kamuoyunu saptırmak ziyaretinde resmi Teşvik etmek amacıyla Herkesin hükümetler 'ziyaretinde local yönetimlerin Ellerini kan yıkayın Topçu Alay Komutanı vermeyecegim OLMASIDIR ziyaretinde hayvanlara Karşı Şiddet ABGS Ne yeni Insa Gönüllüler, Kısırkaya'daki, ne de "Pendik Hayvan Konsantrasyon Kampları pojectized ..
Daha Fazla Temas:
Özgürlük Dünya'ya Derneği
İstanbul,  yukaridaki Dernek Oluşumlar Ettik.

22 Şubat 2014 Cumartesi

TBMM; Hayvan Hakları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasını Öngören Yasa Tasarısı Komisyona Sevk edildi!...

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI TBMM ÇEVRE KOMİSYONU...    
Hayvan Hakları Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Çevre Alt Komisyonu'na sevkedildi.       
19 Şubat 2014 Çarşamba     
KOMİSYONDA GÖRÜŞÜLDÜ  
AK Parti İstanbul Milletvekili Erol Kaya başkanlığında toplanan komisyon, 11 Eylül 2012 yılında TBMM'ye sevkedilen tasarıyı ele aldı. Komisyon görüşmelerine, çok sayıda hayvansever, gönüllü, sivil toplum örgütü temsilcileri ile Sanatçı Yonca Evcimik katıldı.
Kaya, düzenlemenin içeriği hakkında bilgi vererek, tasarı komisyona sevkedildikten sonra STK ve hayvanseverleri dinlediklerini, önerilerin mümkün olduğunca tasarıya dercedileceğini söyledi.
BAKAN EROĞLU NE DEDİ?..
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, tasarıyla ilgili sunuş konuşmasında, "Bizim kültürümüzde hayvanları sevmek çok önemlidir. Biz diğer ülkelerden çok daha ilerideyiz. Onlarda uyutma var, uyutma dediğimiz aslında hayvanı yok etme, bir hayvanı öldürmek asla kabul edilebilecek bir şey değil. Bizim kültürümüzde bir hayvanı öldürmek yoktur. Türkiye’de şöyle bir problem var, çocuğu hayvanı seviyor diye alıyor, bir hafta sonra usanıyor sonra sokağa atılıyor, bu kabul edilebilecek bir şey değil" dedi.
Yeni bir düzenlemeye niçin ihtiyaç duyulduğuna ilişkin olarak Eroğlu, öngörülen tedbirlerin koruma için yeterli olmadığını, görev ve yetki boşlukları meydana geldiğini, cezaların yetersiz kaldığını belirterek, şöyle konuştu: 
"Tehlikeli hayvanlar ve sahipsiz hayvanlar büyükşehirlerde toplum sağlığını tehdit eder duruma gelmiştir, geçici hayvan bakım evleri yetersiz kalmış ve yönetim zafiyetleri oluşmuş, sahiplendirmede istenilen seviyeye ulaşılamadı. Daha önce ormanlardan hayvan barınakları ve rehabilitasyon merkezleri için yer verilmiyordu. Biz ilk defa büyük bir cesaretle hayvan barınakları ve rehabilitasyon merkezleri için ormanlık alanlarda geniş alanlar verilebilir diye böyle bir madde koyduk. Şu anda 3 tane dünyada en güzel örnek kuruyoruz. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte Kandıra yolu üzerinde çok geniş bir ormanlık alanı verdik. Bir bakarsanız burası sizin istediğiniz manada. Burada hayvan hastaysa tedavi edilecek, kısırlaştırma, aşılama, küpeleme ve sahiplendirme yapılacak. Bu maksatla doğal hayat parkları ilave edildi. Maksat hayvanların toplanıp buraya atılması değil. Kanun da bir eksiklik varsa bunu telafi edebiliriz. Hayvanlar adeta daracık hapishane gibi yerlerde bulunmasın. Geniş ormanlık alanlarda rehabilite edilsin. Sahiplenmeyi kolaylaştırmak için çok özel bir veri tabanı oluşturuyoruz. Doğal Hayat Parkları denilince bir tepki oldu, sanki bütün hayvanlar alınıp oraya tıkılacak gibi bir uygulama yok. Aynı şeyi Trabzon’da ve şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na çok büyük bir alan verdik. Bunu ben de kafa yordum, yanlış anlamayın barajlardan daha çok buna kafa yoruyorum. 
Böylece sahipsiz hayvanlar bulundukları anda yerel yönetimler tarafından hayvan bakımevlerine götürülecek, müşahede altına alınacak, aşılanacak, işaretlenecek, kısırlaştırılacak, gerekirse rehabilite edilecek, sahiplendirilinceye kadar bakılacak. Kati süratle öldürme, uyutma yok. Kırsal alanda ise özel idarelere görev vermeyi planlıyoruz."
Tasarıyla, meskenlerde bulanabilecek hayvan tür ve sayısı belirlendiğini, tehlikeli köpek ırklarını sahiplenme yasağı getirildiğini, sahipsiz hayvanların ormanlık alanlara bırakılmasının yasaklandığını anlattı. Eroğlu, "Hayvanlara işkence yapmak, psikolojik acı çektirmek, hayvanları dövmek, aç ve susuz bırakmak, hayvanları sokağa terk etmek, aşırı soğuk veya sıcağa maruz bırakmak artık cezai müeyyideye giriyor. Cinsi istismarda bulunmak, tehlikeli köpek ırklarını üretmek, sahiplenmek, ülkemizi girişini, satışını ve reklamını yapmak, takas etmek, sergilemek ve hediye etmek yasaklar kapsamına alınıyor. Ev ve süs hayvanı satışı yapılan yerlerde yırtıcı ve zehirli hayvanları satmak yasak. Hayvanları işkence yaparak öldürmenin büyük bir cezası var. Cezalar çok ağırlaştırıldı, 2 yıla kadar hapis cezaları var. Kanunda verilen idari para cezalarının 1 ay içinde ödenmesi hükme bağlanıyor. Bu tasarı bu haliyle bile, bütün Avrupa ülkelerinden çok daha gelişmiş bir düzenleme" dedi. 
Komisyon gündeminde bulunan yasa teklifinin sahibi CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, tasarıda sakıncalı bulduğu bazı düzenlemeler olduğunu belirterek, hayvanlarla ilgili en acil konunun hayvanlara yapılan işkence, öldürme ve tecavüzün cezalandırılması olduğunu anlattı. Kısa bir süre önce bir gencin kedisini işkenceyle öldürmesinin tasarıyı gündeme getirdiğini savunan Onur, işkence, işkenceyle ölüme sebebiyet verme ve tecavüze hapis cezası verilmesi ve bu cezanın paraya çevrilmemesini istedi. Tasarıda öngörülen doğal hayat parkları, meskende barındırılacak tür ve sayının belirlenmesi, tehlikeli türlerle ilgili düzenlemelerin yanlış olduğunu ifade eden Onur, Komisyon Başkanı Kaya'ya, "Oğlunuzun Dogo Argentino'su olduğunu biliyoruz. Bunu tasarıdan kurtarırız diye düşünüyorum" dedi.
CHP İstanbul Millevekili Mahmut Tanal, borcu nedeniyle hayvanların haczedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, insanlar üzerinde yapılan deneylerde alınan koruma önlemlerinin hayvanlar için de olması gerektiğini söyedi. Lazer ışınları, kazalarda çarpmanın etkisini ölçmek, leopar kürkünün tümüyle çıkarılması için hayvanlara eziyet edildiğini anlatan Tanal, Türkiye'de "Hayvan Hakları Bakanlığı" kurulması gerektiğini söyledi. Tanal'ın bu sözlerine, MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, "İnsan haklarını da oraya bağlayalım" diye laf attı.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci'nin, gelecek süreçte sokak hayvanlarının sayısının sahiplendirme ve kısırlaştırma yoluyla azaltılabileceğini belirterek, "Sokak hayvanları çok masum değil, bazıları insanlara saldırabiliyor. Çok şikayet alıyoruz. Benim küçük çocuğuma site içinde sokak hayvanı saldırdı" demesine, bazı STK temsilcileri, "tinerciler de insana saldırıyor" diye tepki gösterdi.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan'ın, "Keşke hayvan haklarına gösterdiğiniz duyarlılığı insan haklarında da gösterseniz" demesine bazı hayvanseverler ve STK temsilcileri, "Bunu hakaret sayarız" dedi.
Kaplan, "Hayat parkı eğer toplama kampı olacaksa anlamı yok. Okullarda çevre dersinde hayvanlarla yaşam konusunda eğitim verilmesi zorunlu olmalı" görüşünü savundu.
MHP'li Türkkan, "Bir canavarın kediyi vahşice öldürmesi bu tasarının gündeme alınmasına neden oldu. Sayın Bakan bir gün herhangi bir belediyenin barınağına gidin. O kediyi vahşice öldürülmesinden farkı olmayan tablolar göreceksiniz. Belediyelerin yaptığı hayvanlara eziyet haline gelmiş durumda. Şimdiden Kandıra'dan feryatlar geliyor. İstanbul'dan ne kadar atılan hayvan varsa buraya getiriliyor. Bu kadar hayvanı orada bakacak imkan yok. Belgrad ormanı sahipsiz hayvanlarla dolu. Petshop'lar hayvana eziyet yerleridir, oralarda 20. yüzyılın esir pazarı görüntüleri var" diye konuştu.
Komisyonda daha sonra hayvanseverler ve STK temsilcilerine söz verildi.
Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Nesrin Çıtırık, sahipsiz sokak hayvanlarının sahiplenilmesinin "kandırmaca" olduğunu, sokak hayvanlarının değil, evinde atılan cins hayvanların sahiplenildiğini belirterek, "Kedi ve köpekler orman hayvanı değil, bunları doğal hayat parklarına koyamazsınız. Bu hayvanların bulundurulacağı yer en fazla 300-500 metre olmalı ki bir kavgada ölmesin. Sahipsiz hayvanların ormanlık alana konulması asla kabul edilemez. Meskenlerdeki hayvanların sorumluluğu sahibine aittir. Niye evde 30-40 kedi ve köpek besliyor çünkü belediyeler bu hayvanları doğru koşullarda tutmuyor. Kimse aklını kaçırmış değil, bu hayvanları petsohplardan almadı, belediyelerin elinden kurtardı. Çünkü belediyeler bu hayvanları pisliğiyle, açlığıyla yaşamaya mahkum ediyor" dedi.
Bazı belediyelere ait hayvan barınaklarının durumuna ilişkin fotoğraflar gösteren Çıtırık,
"Sokaklarda sahipsiz hayvan bulundurulmamasına ölümüne karşıyız. Bunların toplanmasına ve doğal yaşam parklarına götürülmesine de ölümüne karşıyız. Anadolu'da 50 binden fazla pitbull var. Devletin gözü önünde üretildi, insanlar bunlardan para kazandı ama şimdi yaşamına izin vermiyor. 50 hayvana bakamayan belediye, bunlara nasıl bakacak? Tasarıdaki tehlikeli hayvan kavramı değiştirilmeli. Ayrıca, hayvanlara işkence yapmak serbest ama işkenceyle ölürse ceza veriliyor. Sokaktaki gariban hayvan, milyonda bir insana saldırır" görüşünü savundu.
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Taner Dodurka, Türkiye'de geniş ve insanının gidemeyeceği yerlerde rehabilitasyon olamayacağını savunarak, hayvanlara işkence edilmesine mutlaka hapis cezası getirilmesi gerektiğini söyledi.
Sanatçı Yonca Evcimik, hayvanlar konusunda belediyelerin çalışmadığını ifade ederek, "Tehlikeli ırk değil, tehlikeli sahip var. Hayan dövüşleri yapılıyor. Bir süre önce bunu haber aldık. Ekip olarak gece oraya gittik, onları takip ettik. 155 hattına ihbarda bulundum. Bir polis arabası önlerini kesmedi. 30 kişilik basın ordusu gelince polisler geldi. Ama onlara baskını gerçekleştiremedik. 150 bin avro gibi paralar döndüğünü öğrendik" dedi.
Bakan Eroğlu, eleştirileri yanıtlarken, tasarının yasalaşma sürecinde tavsiyelerin dikkate alınacağını belirterek, hayvanları korumak için yeteri kadar bütçe ayırdıklarını söyledi. Hayvanları korumada eğitimin önemli olduğunu vurgulayan Eroğlu, Türkiye'de bu alanda eksiklik olduğunu, konunun okullarda ders olarak okutulması gereğine işaret etti.
Kandıra'da yapılacak rehabilitasyon merkezinin toplama yeri olmayacağının altını çizen Eroğlu, petshoplarla ilgili eleştirilerin doğru olduğunu söyledi. Eroğlu, kendisinin de bundan çok rahatsız olduğunu kaydederek, yapılacak düzenlemede bununla ilgili gerekenin yapılacağını ifade etti.
Kedisinin olduğunu ifade eden Eroğlu, "Çocukken köpeklerin saldırısına uğradım. Ama büyüklerimiz bizi eğitmişti. Bayırdan bisikletle inerken büyük 3 kopek üzerime saldırdı, ben de hemen zınk diye durdum. Çoban ıslık çalınca köpekler gitti" dedi.
Eroğlu, bir gencin kedisine işkenceyle ölümüne neden olmasıyla ilgili olarak, "Kedi parçalanmasına ben de çok üzüldüm. Bu kanun çıksaydı 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. Bizim de niyetimiz bu konuda en iyi kanunu çıkartmaktır. Ben de en az sizler kadar hayvanları seviyorum. Hayvanı sahiplenen, 'artık çocuğum istemiyor' diye sokağa atamayacak" diye konuştu.
Konuşmaların ardından tasarı, alt komisyona gönderildi.